Dekorasyonda portmanto Googlede Ara

Bir çoğumuzun evimizin giriş kapında mutlaka bir potmanto bulundurma geleneği vardır.Kapıyı açar açmaz ilk karşımıza çıkan şey hep portmanto olur.Bizim kültürümüzde portmantosoz ev olmaz alışkanlığı çok yaygındır.Oysa bazen bu evin mevcut konumunu zorlamaktan başka bir işe yaramaz.Zorlama ile koyulmuş o portmanto genelde evimizi bozar ve boğar.İlle portmanto koyma zorunluluğumuz olmadığınıda bilmenizde fayda vardır.Peki ben o kadar eşyayı nereye koyacağım dediğinizi duyar gibiyim.Evin daha az kullanılan bir bölgesine de koyabilirsiniz.Birde kapı girişlerin hemen karşısında veya yanında mutlaka 2. veya 3. wclerimiz vardır.

Dekorasyonda portmanto

Bunlar çoğunlukla kullanmadığımız gereksiz yerlerdir.Atıl durumda kalmış bu yerleri değiştirip dolap veya portmanto yeri olarak ta kullanabilirsiniz. Genellikle satın aldığımız evin dış kapıları tüm bina ile birlikte stantard olarak aynı renkte ve biçimdedir.Rengini ve şeklini beğenmesek bile binanın genel politikasına uyup değiştirme imkanı bulamayız.Alacağımız gardıropta çoğunlukla o renge uymadığından biçare kalırız.Tamam apartmanın genel kuralları kapının dışı ile ilgilidir.Buna uyalım.Ama kapının iç tarafı beni ilgilendirdiği için beğenmediğimiz kapının rengini iç taraftan değiştirebiliriz.

Dekorasyonda portmantoDekorasyonda portmanto

Dolayısıyla eğer mutlaka portmanto koymayı hedefledi isek o zaman zevkimiz ile ilgili fırsat yaratmış oluruz.O portmantonun rengine göre kapıyı boyamakla işe başlayabiliriz.Genellikle kapıyı açar açmaz karşımıza çıkan o gereksiz dolap ne derece ihtiyacımız dır orasıda tartışma konusudur.Kapı girişlerinin ferah ve ışıklı olması eve girişte ruh halimiz açısından çok önemlidir.Eve ilk girişimizde bizi karşılyan şeylerin ferah ve aydınlık olması çok daha iyi olacaktır.Giriş kapısının çok aydınlık olmasını da önemseyin.Eğer çok güneş gören bir yer değil ise oranın ışık düzenini daha bol tutun.Aydınlanmasının gün ışığı gibi olmasına özen gösterin.

Dekorasyonda portmantoDekorasyonda portmanto


Dekorasyonda renk Googlede Ara

Hepimizin başına birçok defa gelmiştir; güzel bir mor, perde olduğunda gözünüze çok rahatsız edici gelebilir, ya da süper bir yeşil, koltuğunuzu kapladığında, mutasyona uğramış dev bir kurbağa gibi durabilir. Evinizin rengini değiştirmeye karar verdiyseniz ve herşey bittikten sonra "ama ben böyle hayal etmemiştim" demek istemiyorsanız, size seçiminizi kolaylaştıracak bir kaç önerimiz var!



Denge ve Uyum

Evinizde kullanacağınız renkleri belirlemede denge ve uyum, size yol gösterecek anahtar kelimeler olmalı. Bir rengin diğeri ile ilişkisi, yeni dekorasyon şemanız için önemli bir başlangıç olacağından, bu ikiliyi gözardı etmemekte fayda var. Bu nedenle, mekanda bütünlüğü yakalamak istiyorsanız, önce kendinize bir ana renk belirleyin. Koltuk, mekanda her zaman başrole oynadığından ana renginizin koltuğunuzun tarzıyla uyumlu olmasına dikat etmelisiniz. Sonra da halı ve diğer aksesuarları seçin. Bu aksesuarlar, koltuk renginizin açık ya da koyu bir tonu olabileceği gibi kontrast bir renk de olabilir.(Hatta daha iyi olur)

Mekanın daha geniş görünmesi için


Evinizi olduğundan daha büyük göstermenin birçok yolu var. Ancak bunlardan en masrafsız olanı, renklerle oynamak... Örneğin; koyu renkler geniş bir odayı daraltırken, açık renkler küçük mekanları daha geniş gösterir.
Eğer basık tavanlı bir eviniz varsa, evininizin duvarlarını koyu, tavanınını açık renge boyayarak bu sorunu çözebilirsiniz. Ancak eviniz küçükse, modaya uyup asla duvarlarınızı koyu renge boyamayın. Bu evinizin daha da küçük görünmesinden başka bir işe yaramaz.



Renklerin dili

Kırmızı, sarı ve turuncu sıcak renk grubuna girer ve fazla klasik olmayan küçük evler için idealdir.
Mavi, mor ve bordo ise soğuk renklerdir ve genellikle klasik evler için uygundur.
Yeşil ise tam bir denge rengidir. Tonlarına göre her ortamda rahatlıkla kullanılabilir. Açık, fıstık yeşili gibi tonlar spor ve minimalist evler için idealken, koyu nefti tonlar daha klasik mekanlar için uygundur.

Işık olmassa renk de olmaz


Evimizin ağırlıklı rengini aşağı yukarı belirledik. Ama o da ne! Mağazada gördüğünüz o enfes yeşil aslında kahverengiymiş! Durun!evinizdeki bütün eşyaları baştan aşağı değiştirmenize hiç gerek yok. Bu durumda koltuğunuzun eski yeşile dönmesi için aydınlatmanızı değiştirmeniz yeterli olacaktır. Yüksek watt ampuller hem gözü yorar, hem de eşyalarınızın doğru rengini göstermez.
Bu nedenle yerden aydınlatmaları tercih etmek her zaman yerinde bir karar olacaktır. Böylece daha soft bir görüntü yakalamış olursunuz.

Ruh halini de etkiliyor


Renkler; canlı, baştan çıkarıcı, dinlendirici, belirsiz, kışkırtıcı, huzurlu gibi bir çok şekilde tanımlanırlar.
Çoğu zaman renklere karşı tepkilerimiz doğuştandır, buna rağmen bazı renkler kültürel olarak bize kodlamış ya da öğretilmiştir. Örneğin, kırmızı heyecan verici tutkulu bir renk olarak bilinirken, yeşil daha pasif bir renk olarak algılanır. Açıklanamaz bir şekilde pembenin belli bir tonu sakinleştiricidir. Bazı kültürlerde beyaz hayatı, diğerlerinde ise ölümü sembolize eder.


Hangi renk nerede kullanılmalı?

Kırmızı

Kırmızının kan basıncını yükselttiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kendisi emici bir renk olup, sürekli büyüyormuş izlenimi verir. Yoksa kırmızı bir duvara sürekli baktığınızda hiç üzerinize üzerinize geldiği olmadı mı? Kırmızı genellikle kütüphane gibi yerlerde, ya da sıcak mekanlarda düşünceyi ve sohbeti canlandırmak için kullanılır. Kırmızının aynı zamanda iştahı kabarttığı da söylenir; şarap ve lal taşı renkleri bu yüzden yemek odalarında sıkça kullanılır.

Sarı


Sarı güneş ışınları gibi sıcaklık ve ışık yayar. Gözü en yoran renklerden biri olarak nitelense de aydınlanmanın rengi olarak bilinir. Sarının yasal olan ilmi inanışa göre, metabolizmayı hızlandırdığı ve hafızayla konsantrasyonu kuvvetlendirdiği bilinmektedir. Yağ sarısı gibi soluk sarılar samimi ve davetkar olmalarından dolayı oturma ve yemek odalarında uygulanırlar. Ancak canlı bir sarı, tiksinme duygusu yaratabilir.

Turuncu

Turuncu her şekilde karşımıza aldatıcı bir kışkırtıcılıkla çıkar. Coşkun turuncu aynı kırmızı gibi iştah açar. Turuncuyu sakinleştiremezsiniz, tonunu açtıkça çamurumsu ve sıkıcı bir hal alacaktır. Ama ten renginin tamalayıcısı olduğu için, şeftali gibi hafif tonları nötr renk grubuna girer. Parlak turuncu tonları en iyi belirli yerleri vurgulamak amacıyla kullanılır.


Yeşil

Yaşamın ve çimenin rengi yeşil, bir çok tonuyla maviden daha huzur vericidir. Yeşil sinirleri yatıştırır, bu yüzden de genellikle hastanelerde ve bir çok kurumlarda tercih edilir. Odaklanması ve hemen hemen her renkle uyum sağlaması en kolay renk olduğu için yeşil, insanların en çok vakit geçirdikleri yerlerde görülür. Beyaz ya da siyahla karıştırılarak kullanıldığında ‘nötr nötr’ (başka bir deyişle etkisiz eleman) hale gelir. Buna rağmen sarı ile karıştırılımş bir yeşil şok edici olabilir.

Mavi

Denizin ve gökyüzünün rengi mavi, sakin bir renktir. Özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde popüler olduğu için güveni temsil eder. Bazı maviler, her nasılsa soğuk ve kederli olarak ün yapmışlardır; Moody Blues’u düşünsenize... Mavi geri çekiliyormuş hissi verir; soluk maviler boşluk hissini kuvvetlendirir ve yatak odaları ile bahçeye açılan bölümler için idealdir. Soluk ve orta karar mavilerin yatıştırıcı bir yönü olduğundan çocuk odaları için biçilmiş kaftandırlar.

Mor


Günbatımı gibi kısa ömürlü bir renk olan mor, tıpkı turuncu gibi mekanlara tat katmak amacıyla kullanılır. Popülaritesini iki faktöre borçludur: İyileştirici aynı zamanda romantik olmasına ve uykusuzluk problemine çare olmasına. Bu yüzden mor, yaygın olarak yatak odaları için önerilir.

Dekorasyonda Puantiye Akımı Googlede Ara

Geçmiş yıllarda giyim sektöründe özellikle karşımıza çıkan puantiyeler, bu yıl da dekorasyon ürünlerine yansımış durumda. Dekorasyon alanında çizdiği modern profil sayesinde puantiye tutkunluğu giderek daha artıyor.

Üzerinden birkaç yıl geçe dahi bu moda asla ölmeyecek gibi duruyor. Çok önceleri sıyah ve beyazın kullanıldığı puantiye deseni, yerini pastel tonlardan tutun da canlı ve birbiriyle uyumlu olan renklere kadar geniş bir yelpazeye bıraktı. Geniş alanlarda puantiye kullanmak isterseniz profesyonel bir elden yardım almanız gerekebilir.

pauntiye dekorasyon

V,ntage mobilya ve dekoratif ürünlerde sıkça rastladığımız puantiyeler koltuk takımlarında dahi kullanılmakta. Avizelerden duvar kağıtlarına kadar bir çok alanda boy gösteren puantiye akımı, enerjik ruhların mekanlara yansıması anlamını taşıyor adeta.


O kadar dolu dolu ve neşe empoze eden bir desen diyebiliriz. Duvarlarınız ya da objeleriniz bu desenlerle renklendiğinde bunun size de yansıdığını göreceksiniz. Hatta romantizmin bir parçası olarak kullanabileceğiniz bu desenlerle kendinizi çok iyi hissedeceksiniz.

Dekorasyonda etnik objeler Googlede Ara

Dekorasyonda etnik objeler



Etnik tarzın en önemli özelliği basit olmasıdır. Temel materyaller ve malzemeler uygulanır. Dünya üzerinde yaşayan farklı kültürlerle bütünleşmiş olan objeler, artık evlerimizin kah mutfağında, kah salonunda veya yatak odasında kullanılır oldu.


Çoğu zaman aldığımız veya bize hediye gelen bu tür objeleri, geldiği veya getirildiği ülkenin özelliklerini analiz etmeden kullanırız. Etnik stiller, kentsel ya da kırsal, spontane ya da düşünülerek yaratılmış değişik ve geniş bir repertuar sunar. Birçoğu mistik bir görünüm sağlar, bir çoğu da otantiklik anlamında hoştur. Birçoğumuza göre, dekorasyon ve renklerdeki uyumu etkileyicidir. Her ne şekilde olursa olsun dünyanın belki de bir ucundan gelen bu objeleri zevkimize göre tamamlamak, bütünleştirmek ve kullanmak, tamamen yaratıcılığımıza kalmış bir olgudur. Ancak yine de bu objelerin geldikleri yerler hakkında bazı özellikleri gözden geçirirsek, yerleştirmenizde ve kullanmanızda faydalı olur düşüncesindeyiz.

Örneğin; Japonya'dan gelen bir yelpazeyi veya çay takımını yerleştirirken, sehbamızı, bir ikebana tanzimle daha da güzelleştirirken Japon ev yerleştirme düzeninin düz çizgilerden ve dik açılardan oluştuğunu unutmamalıyız. Sadelik ve estetik, ilk bakışta bu tarzda kendini gösterir.



Hindistan'ın çok renkli yaşam biçimi ise; örtülere, tütsülere, ahşap kapkacaklara ve üzerlerindeki kuş ve çiçek desenleriyle canlılığı yansıtmasıyla farkedilir. Evinize yerleştirdiğiniz bu tarz objeleri, bir tütsü yakarak tamamlayabilir ve o mistik havayı soluyabilirsiniz.

Çakıl taşları, küçük heykelcikler, boyalı taşlar, şerbet sarısı ile birleşen kobalt mavisi ise Meksika'yı ve etnik objelerini anımsatır. Bol desenli kilimler, İspanyol etkisi büyük etajerler, şifonyerler ve dolaplar kendimizi doğal yaşam içinde hissetmemizi sağlar.



Vahşi doğa içinden evlerimize gelen Afrika stilinin ise, en çarpıcı örnekleri; masklar, totemler, fil dişi değişik çalışmalar ve yine vahşi doğa'nın içinden evlerimize gelen ağaç kapkacaklar... Her bir obje, birbirine benzer gibi görünse de her kabilenin ayrı bir işçiliğinin ve uygulamasının olduğunu unutmamak lazım. Yine vahşi doğayı bize anımsatan leopar desenleri, Afrika'yı yansıtan objelerde sıkça uygulanır.

Doğu Anadolu'dan aldığınız bir ahşap sandığı, Hindistan'dan gelen bir örtü veya Japonya'dan size hediye getirilen bir çay takımını yine var olan bir sehpanızla hoş bir şekilde tamamlayarak kullanabilir,

Çin'den gelen bir şapkayı, yaratıcılık gücünüzle iyi bir aydınlatma haline sokabilirsiniz.

Türkiye'nin Ezber Bozan Sıradışı Haber Gazetesi

Ödev / Ders / Proje / Tez / Çizim

Çocuk Dünyası Eğitim - Oyun - Eylence

Rapor


Ekonomi İş Emlak
TopOfBlogs

baglantilar